Önsöz

         Bilgisayarla 1993 yılında ,bir bilgisayar dergisinde gördüğüm hukuk programları konulu bir yazı nedeniyle tanışmıştım. Tabii ki bu tanışma yüz yüze bir tanışma değildi. Henüz bilgisayarın elini sıkamamıştım. Elini sıkmam ve dokunabilmem için aradan 2-3 yıl daha geçmesi gerekecekti.

       Staj döneminde ekonomik gücüm yalnız bilgisayar dergisi almaya yettiğinden yaklaşık 2 sene boyunca bilgisayarım olmaksızın, dergi almaya devam ettim. Bilgisayarım yoktu ama yavaş yavaş bilgisayarın ne olduğunu anlamaya başlamıştım.Stajım bitip Borçka’ya tayin olduğumda artık bilgisayar alma hayalleri kuruyordum. Ama o zamanlar bilgisayar fiyatları daha pahalıydı.En ucuz bilgisayar 1000 dolar civarındaydı.Eşim o sıralar hanımlar arasında yapılan altın gününe katılmıştı. Tesadüf bu ya ilk sıra da bize çıkmıştı.İşte şimdi hayallerimi gerçekleştirme sırasıydı.Tabii hanımı kandırmakta kolay olmadı.

         O anı bilgisayar alanlar bilirler.Evet artık benim de bir bilgisayarım olmuştu.Bu alet büyülü bir aletti.Resim yapıyorsun boya ,yazı yazıyordun kağıt bitmiyordu.Hatta seninle oyun bile oynuyordu.Kendi kendime bu aletin bize uzaydan gönderildiğini düşündüm.Bilginizin eksik olduğu bir alanda bilinmeyene kutsallık ve büyü yükleme düşüncesine ben de kapıldım.

       O sıralar internet diye bir şeyden bahsediyorlardı.İnternet sayesinde gazeteleri okuyabiliyor ve kütüphanelerden bilgi alabiliyormuşsun diye anlatıyorlardı.Bir hafta sonu Bilgisayarımı satın aldığım Artvin’deki Rasim Beylerin dükkanına gittim.İşte o zaman 20 asrın en önemli iletişim aracıyla tanıştım.Tabiiki bu tanışmadan kısa bir süre sonra.,benim de internetim olmuştu.Ben artık ayrıcalıklı bir adamdım.Evimdeki kütüphane internetin bana sunduğu olanaklar karşısımda artık anlamını yitirmeye başlamıştı.Artık bilgiye ulaşmak için sınırlar kalkmıştı.Bilgi sararmış kitaplardan ve ıssız kütüphanelerden firar ederek özgürlüğüne kavuşuyor ve insan beyinlerinin oksijeni oluyordu. Uçsuz bucaksız bilgi denizinde yolunu kaybetmiş bir gemi gibi uzun süre gezdim.Bir gün bu işte bende varım ,bende bir şeyler yapacağım dedim.Tabiiki ilk önce yalnız ismimin olduğu ve birkaç sözün yer aldığı sayfamı oluşturdum.Çünkü o sıralar sayfaya nasıl resim eklenir bilmiyordum.Bana göre çok güzel bir sayfa yapmıştım.Daha sonradan bu sayfaya resmimi de ekledim.Artık her şey tamamdı sayfamı ziyaret edecekleri başlamaya başladım.Ancak günler geçse de sayfamı benden başka ziyaret eden yoktu.Yani ben kendimi kendime tanıtmıştım.Olsun ben internete kendimi tanıtan ve tek ziyaretçisi ben olan bir sayfa ile başlangıç yapmıştım ya.O sıralar Borçka da bildiğim kadarıyla yalnız benim bilgisayarım da internet vardı.Bu deneyimlerden sonra Türkiye'nin İlk amatör adliye sitesini ,yani Çıldır adliye sitesini kurdum.Bu çalışmalarım sırasında Türkiye'nin İlk hukuk sitesini kuran Meslektaşım Avukat Sinan Öztürk’ ün büyük desdek ve yardımlarını gördüm.İlk olması nedeniyle sitemiz ,bazı gazetelere ve Atv televizyonunun sabah haberlerine konu oldu.Bu güzel gelişmeler bize moral verdi ve daha güzel şeyler yapabilmenin itici gücü oldu.İnternet de bir taraftan ilerliyor yeni web teknikleri sayfalarda boy gösteriyordu. Türkiye'de internet bakire bir alan olduğundan yapılmamış çok şey vardı.Bu çok hayal etmeden yeni projeleri düşünmeyi kolaylaştırıyordu. Türkiye’de hukuk sayfaları artmış olduğu halde henüz internet de hukuk arama motoru yoktu.Bunun için öncelikle veri tabanıyla web sayfası yapabilecek bir dil bilmek gerekiyordu.Biraz visual basic bilgim olduğundan asp ile bu işin daha kolay olabileceğini düşündüm.Ve yaklaşık 2 aylık süre içersinde bir hukuk arama motoru hazırladım.Tabii ki bu çalışmayı meslektaşım Sinan Öztürk ile paylaşmak onunda önerilerini almak istedim.Ama bir sürpriz ile karşılaştım.Meslektaşımda bu arada benzer düşünmüş ve hazırlamış olduğu hukuk arama motorunun test çalışmalarını yapmaktaydı.Bu tesadüf hoş bir tesadüftü demek ki doğru yoldaydık.Her iki çalışmada internet de yerini aldı.

      Artık bir şeyler yapabilecek düzeyde asp öğrenmiştim.Bu bilgi düzeyi benim başka projeleri düşünmeye yönlendirdi.İşte Hukukçular Rehberi düşüncesi bu sırada aklıma geldi ve hemen uygulamaya koydum.Bu proje bir boşluğu doldurdu ve meslektaşlarımdan olumlu ilgi gördü.Arkasından da Hukukçular için önemli bir kaynak olan Yargıtay Kararları çalışmasını yayınladım.Bu çalışmaya yeterli ilginin gösterildiğini söyleyemem.Ama her şeye rağmen bir gün bu çalışmanın da hak ettiği aşamaya geleceğine olan inancım tamdır.

      Sitede yer alan hukuk programları da Gölyaka da görev yaptığım süre içersinde oluşturulmuş ve geliştirilmeye devam olunmaktadır

       Adalet sitesi internet de yer aldığı 5 yıldan bu yana hızla gelişti.Hukukçuların buluşma yeri oldu.Kişisel olarak başlayan bir çalışma, kayıtlı hukukçuların gün geçtikçe artması sonucu kişisellikten uzaklaştı ve bir topluluğun sitesi oldu.Bu gün bana bu sitenin sahibi kim diye sorsalar “Benim “diye cevap veremem.Ben yalnız bu sitenin biraz fazla çalışan bir üyesiyim.Bu site artık, siteye kayıtlı hukukçuların ortak malı.

        Sitenin yayınlanması için gereken masrafa katılmaları için yapmış olduğum davete pek çok meslektaşım cevap verdi.Bu duyarlılık ve siteyi sahiplenme ,sitenin uzun yıllar gelişerek yaşayacağına umut oluşturmuştur.Çünkü bu yönteme başvurmasaydım. zaman içinde sitenin ihtiyaçlarına ve gelişimine paralel olarak artan yayın ücretini tek başına ödemem zorlaşabilir ve bu çalışmayı zora sokabilirdi.

       Bizim için bu hizmetlerin karşılığı yeni bir şeyler yapabilmenin mutluluğu ve meslektaşlarımızla geliştirdiğimiz dostluklardır. Aşık Veysel’in dediği gibi “Biz gideriz adımız kalır dostlar bizi hatırlasın”

        Hadi gelin sizde bu siteye ve internete bir harf katkıda bulunun. Sizinde internet denen bilgi denizinde bir harfiniz olsun.Bir harf için köle olmak isteyenleri ,köle olmamaları için bilgilerinizle onları aydınlatın.

Sevgi ve saygılarımla.2006- Aydın BaşarBalıkesir Hakimi
Geri Dönün